İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”
Ahmet Haşim portresi

Şair ve deneme yazarı

Ahmet Haşim

1884? – 1933 · Bağdat

Türk sembolist şiirinin en büyük ismi. Akşamı, gölü ve rengi musikiye dönüşen dizelerle anlattı.

Hayatı

Ahmet Haşim, 1880'lerin ortasında Bağdat'ta doğdu. Annesini küçük yaşta kaybetti; babasıyla birlikte on bir-on iki yaşlarında İstanbul'a geldi ve Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi'nde okudu. Türkçeyi sonradan öğrenmiş olması, onun kelimelere neredeyse bir ressam ya da müzisyen titizliğiyle yaklaşmasına yol açtı.

Uzun yıllar memurluk ve öğretmenlik yaptı; Birinci Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Anadolu'da bulundu. Edebiyat dünyasına Fecr-i Âtî topluluğu içinde adım attı, fakat asıl kimliğini kimseye benzemeyen şiirleriyle buldu. 1921'de yayımlanan Göl Saatleri ve 1926'daki Piyâle, Türk şiirinde sembolizmin en olgun örnekleridir.

Haşim'e göre şiir bir şey anlatmak için değil, okurda bir duygu ve atmosfer uyandırmak için vardır; dili de "nesir ile musiki arasında" bir yerde durmalıdır. Piyâle'nin önsözü olan "Şiir Hakkında Bazı Mülâhazalar" bu görüşleri dile getiren ünlü bir yazıdır. Şiirlerinde akşam, alacakaranlık, göl, ay, kırmızı ve altın renkler, uzak ve ulaşılmaz bir "belde" özlemi tekrar tekrar karşımıza çıkar. "O Belde", "Merdiven" ve "Bir Günün Sonunda Arzu" en bilinen şiirleri arasındadır.

Usta bir düzyazı yazarı da olan Haşim, Bize Göre, Gurebâhâne-i Laklakan ve Frankfurt Seyahatnâmesi'nde ince ironisiyle gündelik hayatı ve insanları anlattı. 4 Haziran 1933'te İstanbul'da öldü.

Uzak
Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak

— Ahmet Haşim, O belde

Şiirleri

Kaynakça

  • TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ahmet Hâşim" maddesi
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü
  • Görsel: Kamu malı, Wikimedia Commons
Paylaş