Hayâl ile tesellîdür gönül meyl-i visâl etmez
Fuzûlî · Leylâ vü Mecnûn
Hayâl ile tesellîdür gönül meyl-i visâl etmez
Gönülden daşra bir yâr olduğın âşık hayâl etmez
Hakîki aşk çün müstevcib-i noksân değül mutlak
Özin ehl-i hakîkat vâlih-i hüsn ü cemâl etmez
Kemâl-i aşka tâlib muhterizdür hüsn-i sûretden
Ki kayd-i hüsn-i sûret âşıkı sâhib-kemâl etmez
Delîl-i cehldür aşk ehline sûret-perest olmak
Ki âkil iftirâkı mümkin ile ittisâl etmez
Gönülde dûst temkin bulsa olmaz gözde cevlânı
Mahabbet sâbit olsa öz yerinden intikal etmez
Sevâd-ı mâsivâdan levh-i dil hâlî gerek dâim
Muvahhid safha-i idrâke nakş-ı hatt u hâl etmez
İrâdet zâyi‘ etmez ehl-i ma‘nî sûrete hergiz
Hakîkat cevherin cehl-i mecâza pây-mâl etmez
Mukayyed olmaz ehl-i sûretün rengine hâl ehli
Fuzûlî kim mukayyeddür meğer idrâk-i hâl etmez
Şiirin açıklaması
Leylâ'nın sitemine Mecnûn, eserin ruhunu özetleyen bu gazelle cevap verir. Ona göre Leylâ artık gönlündedir; dışarıdaki sureti aramaya gerek yoktur. Gazel, Leylâ vü Mecnûn'daki beşerî aşkın ilahî aşka dönüştüğü anın şiiridir: Gerçek âşık mecazdan, yani geçici güzellikten geçip hakikate yönelir.
1. Gönül hayalle teselli bulur, kavuşmaya meyletmez; âşık, sevgilinin gönlün dışında bir varlık olduğunu düşünmez.
2. Gerçek aşk asla eksiklik gerektirmediğine göre, hakikat ehli kendini dış güzelliğe hayran etmez.
3. Aşkın olgunluğunu arayan, suretin güzelliğinden sakınır; çünkü suret güzelliğine bağlanmak âşığı olgunlaştırmaz.
4. Aşk ehli için surete tapmak cehalet belgesidir; çünkü akıllı kişi, ayrılması mümkün olana bağlanmaz.
5. Dost gönle yerleşirse gözde dolaşmaz; sevgi sağlamlaşırsa yerinden göç etmez.
6. Gönül levhası Allah'tan başka her şeyin karasından daima temiz olmalıdır; tevhid ehli, anlayış sayfasına ayva tüyünün ve benin resmini işlemez.
7. Mana ehli iradesini asla surete harcamaz; hakikat cevherini mecaz cehaletine çiğnetmez.
8. Hâl ehli, suret ehlinin rengine bağlanmaz; Fuzûlî ise surete bağlı kaldığına göre, meğer hâli kavrayamıyor.
Bu gazel, Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevîsinde Mecnûn'un dilinden söylenir ve 28. Bölüm: Leylâ’nın Takdiri bölümünde yer alır (beyit 2728–2735). Mesnevînin tamamı için: Leylâ vü Mecnûn. Günümüz Türkçesi: leylailemecnun.net.
Sözlük
- meyl
- yönelme
- visâl
- kavuşma
- müstevcib
- gerektiren
- ehl-i hakîkat
- hakikat ehli
- vâlih
- hayran
- muhteriz
- sakınan
- sûret-perest
- surete tapan
- iftirâk
- ayrılık
- ittisâl
- bağlanma
- temkîn
- yerleşme
- cevlân
- dolaşma
- intikal
- göç
- mâsivâ
- Allah'tan başka her şey
- levh-i dil
- gönül levhası
- muvahhid
- tevhid ehli
- hatt u hâl
- ayva tüyü ve ben
- mecâz
- gerçek olmayan, geçici olan
- pây-mâl
- ayak altında
- mukayyed
- bağlı
