Güzelsin
Ali Ekrem Bolayır · Ali Ekrem Bolayır, "Güzelsin"; metin: Vikikaynak
Güzelsin cennetin en rûh-perver nev-nîhâlinden,
Güzelsin mâhın en sevdâlı, en parlak cemâlinden,
Güzelsin, ben bütün hûbâna küsmüşken seni sevdim…
Geçirdin gönlümü dünyâya karşı infialinden!
Mübârek iffetin oldukça lâmi’ pâk çehrende,
Güzelsin en musaffa gökte şemsin iştiâlinden;
Güzelsin, sevdiğinden ayrılan bir hûri-yî mahzun
Seni görmüş de vermiş hüsnüne revnak melâlinden,
Tebessüm eyledikçe nûr-ı sevdâ çeşm-i safında,
Güzelsin zührenin parlak yüzünden, mest hâlinden!
Güzelsin rûha te’sîr eyliyor aşkın müebbettir
Sakın endîşe etme ben ölürsem de zevâlinden.
Hicâb oldukça ârız rûyuna ey gonce-yî ismet
Güzelsin maşrik-i gül-çehrenin hurşîd-i âlinden.
Güzelsin gönlümün sevdâsı güldükçe cemâlinde,
Münevver bir gül-î firdevsin İlâhî meâlinden!
Zeminden iğrenip hiddetle baktıkça semâvâta
Güzelsin şâirin fikrindeki ulvî hayâlinden.
Güzelsin, nîm-mestûr eyleyince çehre-yî sâfın
Şafakta lâmi’ olmuş mâh-ı tâbânın hilâlinden;
Güzelsin her güzelden hâsılı ey yâr ammâ sen
Bilinmez hâl ü şanın gönlümün mahzûn mekaalinden!
Şiirin açıklaması
"Güzelsin", Servet-i Fünûn döneminin şairlerinden Ali Ekrem Bolayır'ın bir güzelleme şiiridir. Hemen her beyit "Güzelsin" diye başlar; bu tekrar, şiire bir ilahi değil bir aşk şarkısı ritmi verir.
Karşılaştırmalar. Şair sevgilinin güzelliğini sırayla en güzel sayılan şeylerden üstün tutar: cennetin en taze fidanından, ayın en parlak yüzünden, en saf gökteki güneşten, Zühre yıldızından, şafakta parlayan hilalden. Her benzetme bir öncekinden daha yüksekte, gökyüzünde biter.
Aşkın gücü. Üçüncü dizede asıl itiraf gelir: Şair bütün güzellere küsmüşken onu sevmiş, sevgili de onu dünyaya karşı duyduğu kırgınlıktan kurtarmıştır. İlerleyen beyitlerde bu aşkın ölümsüz olduğunu, kendisi ölse bile sevgilinin güzelliğinin sönmeyeceğini söyler.
Son beyit. Şiir alçakgönüllü bir itirafla kapanır: Sevgili bütün güzellerden güzeldir; ama onun hâlini ve şanını şairin hüzünlü sözleri anlatmaya yetmez.
Aruzla yazılan şiirin ağır tamlamaları için sayfadaki sözlüğe bakabilirsiniz.
Sözlük
- rûh-perver
- ruhu besleyen, ferahlatan
- nev-nihâl
- taze fidan
- mâh
- ay
- cemâl
- yüz güzelliği
- hûbân
- güzeller
- infiâl
- gücenme, kırgınlık
- iffet
- namus, temizlik
- lâmi'
- parlayan
- pâk
- temiz
- musaffâ
- arınmış, saf
- şems
- güneş
- iştiâl
- tutuşma, alevlenme
- hûrî
- cennet güzeli
- revnak
- parlaklık, güzellik
- melâl
- hüzün, usanç
- çeşm
- göz
- Zühre
- Venüs gezegeni, Çoban Yıldızı
- müebbet
- sonsuz, ölümsüz
- zevâl
- sona erme, yok olma
- hicâb
- utanma
- ârız
- yanak
- rû
- yüz
- gonce
- gonca, açılmamış çiçek
- maşrık
- doğu
- hurşîd
- güneş
- âl
- kızıl
- münevver
- aydınlık
- firdevs
- cennet bahçesi
- semâvât
- gökler
- ulvî
- yüce
- nîm-mestûr
- yarı örtülü
- mâh-ı tâbân
- parlak ay
- mekaal
- söz
Düşüncenizi yazın