Rubai 122: Hayal feneri
Ömer Hayyam · Çeviri: leylailemecnun.net
İçinde şaşkın dolaştığımız bu dönen feleği
Bir hayal fenerine benzetiriz.
Güneş kandildir, dünya fener,
Biz de içinde şaşkın dönen suretler gibiyiz.
Şiir hakkında
"Fânûs-ı hayâl" (hayal feneri), içinde dönen resimlerin, ortadaki ışık sayesinde fenerin duvarına gölge olarak düştüğü eski bir oyuncaktır; Türkçede karagöz perdesini de hatırlatır. Hayyam'a göre evren böyle bir fenerdir: Işık güneştir, bizler ise duvarda dönüp duran, nereye gittiğini bilmeyen gölgeleriz. Bu rubai, Platon'un mağara benzetmesiyle sık sık karşılaştırılır.
Furûgî ve Ganî baskısında 122. rubai. Türkçesi ve okunuşu: leylailemecnun.net (Farsçadan). Öteki rubailer için: Ömer Hayyam Rubaileri.
Özgün metin
این چرخِ فلک که ما در او حیرانیم
فانوس خیال ازو مثالی دانیم
خورشید چراغدان و عالم فانوس
ما چون صُوَریم کاندر او حیرانیم
Okunuşu
În çarh-ı felek ki mâ der û hayrânîm
Fânûs-ı hayâl ez û misâlî dânîm
Hurşîd çirâğdân u âlem fânûs
Mâ çün suverîm k'ender û hayrânîm
Sözlük
- çarh
- çark; dönen gök
- fânûs-ı hayâl
- hayal feneri
- misâl
- benzer, örnek
- hurşîd
- güneş
- çirâğdân
- kandil
- suver
- suretler, resimler
