İçeriğe geç
8 Kasım 2026, Pazar Günün dizesi: “Ah ey kimsesiz giden yollar,”
Ömer Seyfettin

Pembe Menekşe

Bahçesinde bir menekşeyi özenle büyüten anlatıcı, onu çok sevdiği küçük bir aile çocuğuna vermek istemez; ama sonunda çiçeğin yeni sahibinin elinde daha çok sevildiğini görür.

Ömer Seyfettin3 dk okuma
Paylaş

İlk yayımlandığı eser: Ömer Seyfettin, "Pembe Menekşe" (F. Nezihi imzasıyla); ilk yayım: İrtika, sayı 250, 12 Şubat 1904; metin: Vikikaynak (Bütün Hikâyeleri, haz. Nâzım Hikmet Polat, Yapı Kredi Yayınları)

Bu sayfada Ömer Seyfettin‘in “Pembe Menekşe” hikâyesinin tam metni yer alıyor. Özeti, ana fikri, karakterleri ve eski kelimelerin anlamları metnin sonunda.

Bu menekşe üç hafta evvel pek küçüktü. Büründüğü küçücük yapraklar, arasında hatta benim bile nazar-ı tahsinimden korkarak şuh bir hodgâmlıkla gizleniyordu. Lâkin ben onu sevimli bahçemde görmüş ve takdir etmiştim.

Reklam

Sonra onu bütün samimiyet-i kalbimle büyüttüm. O inkişaf etti. Ben onu her sabah bûse-i kalbimle garka-yâb-ı nâz eylerdim.

Bir gün ailemizden pek sevdiğim bir çocuk; bunu bu cümle-i ihtiram ve handekârı benden rica etti. Onu koparmamak içün bu çocuğu bin türlü masum mazeretle iskâta çalışıyor “İşte, bak, cicim… sana şu lâleyi, seversen şu gülü koparayım olmaz mı?” diyordum, “Olmaz mı?”

Oh lâkin mümkün olamadı. “Olmaz” diyordu, “onu o kadar ihtimamla seveceğim ki.”

Bu hatıradan sonra şu çiçeğin onun narin dudaklarından bin bûse-i hürmet alarak derin bir garam ve takdir ile sevildiğini görüyordum.


Pembe Menekşe hikâyesinin özeti

Anlatıcı, bahçesinde üç hafta önce henüz küçücük olan bir menekşe görmüş, onu beğenip bütün içtenliğiyle büyütmüştür. Menekşe gelişip açılmış; anlatıcı her sabah onu sevgiyle okşamıştır.

Reklam

Bir gün ailenin çok sevilen küçük çocuklarından biri, saygılı ve gülümseyen bir dille bu menekşeyi ister. Anlatıcı çiçeği koparmamak için bin bir bahane bulur, ona lale ya da gül koparmayı önerir. Ama çocuk ısrar eder: Menekşeyi çok özenle seveceğini söyler.

Bu hatıradan sonra anlatıcı, menekşenin çocuğun elinde derin bir sevgi ve hayranlıkla korunduğunu görür. Kendi büyüttüğü güzelliği başkasına bırakmanın da bir sevgi biçimi olduğunu sezdiren kısa bir sahneyle metin biter.

Pembe Menekşe hikâyesinin ana fikri

Sevgi, sahip olunan şeyi elde tutmakla değil, onu en iyi sevecek olana bırakabilmekle de gösterilir. Ömer Seyfettin’in bu ilk dönem metni, bir çiçek ve bir çocuk üzerinden sevginin paylaşıldıkça değer kazandığını anlatır.

Pembe Menekşe hikâyesinin karakterleri

  • Anlatıcı: Bahçesindeki menekşeyi büyüten, ona bağlanan kişi.
  • Aileden bir çocuk: Menekşeyi isteyen, onu özenle seveceğini söyleyen küçük çocuk.
  • Pembe menekşe: Metnin merkezindeki çiçek; neredeyse bir kişi gibi anlatılır.

Mekân, zaman ve anlatıcı

Metin, anlatıcının bahçesinde geçer; zaman, menekşenin açtığı birkaç haftalık bir süredir. Birinci tekil kişi ağzından anlatılan bu çok kısa metin, olaydan çok bir duyguyu anlatan bir mensur şiire, yani düzyazı biçiminde şiire yakındır. Ömer Seyfettin bu metni gençlik yıllarında “F. Nezihi” imzasıyla yayımlamıştır.

Hikâyedeki eski kelimeler

  • Nazar-ı tahsin: Beğenen bakış.
  • Şuh: Cilveli, oynak.
  • Hodgâm: Kendini düşünen, bencil.
  • Samimiyet-i kalb: Gönül içtenliği.
  • İnkişaf etmek: Gelişmek, açılmak.
  • Bûse: Öpücük.
  • Garka-yâb-ı nâz: Naza, okşanmaya boğulmuş.
  • İhtiram: Saygı.
  • Handekâr: Gülümseyen, güler yüzlü.
  • İskât etmek: Susturmak, ikna etmek.
  • İhtimam: Özen.
  • Garam: Tutkulu sevgi.

Bunları da sevebilirsiniz

Bu duyguyu anlatan şiirler

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.