Leyl-i Vedâ
Tevfik Fikret · Tevfik Fikret, "Leyl-i Vedâ"; metin: Vikikaynak
Ooh, gel… rûh-ı tabiat gibi mahmûr ü hamûş.
Bu vefâsız gecenin koynunda
Kalalım bir ebedî sâniye dalgın, bî-hûş…
Kim bilir, belki de son leyle-yi sevdâmızdır;
Bunda her lâhza biraz ömr-i saâdet sayılır!
Ooh, bak dalgaların cezbe-yi sâfiyyetine;
Sanki bir hamle-yi sevdâya açık bir sine.
O kadar râkid ü sâkit, o kadar müstağrak,
O kadar uykuda her şey ki hemen korkulacak.
Ooh, gel gel, bu hafâ-gâha berâber gidelim:
Orda, sensiz geçecek günleri tazmin edelim.
Bir siyah kuş gibi âmâde-yi pervâz ü firâr
Bu vefâsız gecenin koynunda
Edelim gel, ebedî kalmak için bir ısrar…
Kim bilir, belki de son lâhza-yı sevdâmızdır;
Hoş geçen her dem-i sevdâ ebediyyet sayılır!…
Şiirin açıklaması
"Veda gecesi" anlamına gelen bu şiirde Tevfik Fikret, ayrılıktan önceki son geceyi anlatır. Şair sevgiliyi sessiz denizin ve uyuyan doğanın içinde kendisiyle birlikte kalmaya çağırır; belki de son aşk geceleri olduğu için her anın bir ömürlük mutluluk sayıldığını söyler. Doğa tasviriyle duygunun iç içe geçtiği şiir, Servet-i Fünûn şiirinin lirik ve hüzünlü yanını yansıtır.
Sözlük
- leyl / leyle
- gece
- vedâ
- ayrılık, vedalaşma
- mahmûr
- uyku sersemi, baygın bakışlı
- hamûş
- sessiz
- bî-hûş
- kendinden geçmiş, baygın
- lâhza
- an
- saâdet
- mutluluk
- cezbe
- kendinden geçme, coşku
- sâfiyyet
- saflık, duruluk
- hamle
- atılış
- râkid
- durgun
- sâkit
- sessiz
- müstağrak
- dalmış, kendinden geçmiş
- hafâ-gâh
- gizli, kuytu yer
- tazmin etmek
- telafi etmek, karşılamak
- âmâde
- hazır
- pervâz
- uçuş
- firâr
- kaçış
- dem
- an, zaman
- ebediyyet
- sonsuzluk
Düşüncenizi yazın