Rubai 43: Bana peşin, sana veresiye
Ömer Hayyam · Çeviri: leylailemecnun.net
Hiç bilmiyorum, beni yaratan
Cennet ehlinden mi kıldı, çirkin cehennemden mi?
Bir kadeh, bir güzel, bir ud, ekin kıyısında:
Bu üçü bana peşin; sana veresiye cennet.
Şiir hakkında
41. rubaideki "peşin ve veresiye" karşıtlığı burada daha da keskindir. Şair, öbür dünyada ne olacağını bilmediğini açıkça söyler; elindeki kesin şeyler ise bir kadeh, bir güzel ve bir çalgıdır. "Berbat", uda benzeyen eski bir telli çalgıdır.
Furûgî ve Ganî baskısında 43. rubai. Türkçesi ve okunuşu: leylailemecnun.net (Farsçadan). Öteki rubailer için: Ömer Hayyam Rubaileri.
Özgün metin
من هیچ ندانم که مرا آنکه سرشت
از اهل بهشت کرد یا دوزخ زشت
جامی و بتیّ و بربطی بر لبِ کشت
این هرسه مرا نقد و ترا نسیه بهشت
Okunuşu
Men hîç nedânem ki merâ ân ki sirişt
Ez ehl-i behişt kerd yâ dûzah-ı zişt
Câmî vu butî vu berbatî ber leb-i kişt
În her se merâ nakd u turâ nesye behişt
Sözlük
- sirişten
- yoğurmak, yaratmak
- zişt
- çirkin
- but
- güzel sevgili
- berbat
- uda benzeyen telli çalgı
- kişt
- ekin, tarla
- nakd
- peşin
- nesye
- veresiye
