Vefâ her kimseden kim istedüm andan cefâ gördüm
Fuzûlî · Leylâ vü Mecnûn
Vefâ her kimseden kim istedüm andan cefâ gördüm
Kimi kim bî-vefâ dünyâda gördüm bî-vefâ gördüm
Kime kim derdümi izhâr kıldum isteyüp dermân
Özümden min beter derd ü belâya mübtelâ gördüm
Mükedder hâtırumdan kılmadı bir kimse def‘-i gam
Safâdan dem uran hem-demleri ehl-i riyâ gördüm
Eğer su dâmenin dutdum revân dönderdi yüz menden
Ve ger gözgüden umdum sıdk aks-i müddeâ gördüm
Ayak basdum reh-i ümmîde ser-gerdânlığ elverdi
Emel ser-riştesin dutdum elümde ejdehâ gördüm
Mana gösterdi gerdun tîre bahtum gözgüsin yüz kez
Men-i bed-baht ana her gâh kim bahdum kara gördüm
Fuzûlî ayb kılma yüz çevirsem ehl-i âlemden
Neden kim her kime yüz dutdum andan yüz belâ gördüm
Şiirin açıklaması
Çölde Mecnûn'a rastlayan Arap beyi Nevfel, ona yardım etmek ister. Mecnûn ise talihine güvenmediğini, dostunun bile düşmana dönüşebileceğini söyler ve "bahtının sıfatı" olarak her zaman tekrarladığı bu gazeli okur. Fuzûlî'nin en çok bilinen gazellerinden biridir.
1. Kimden vefa istedimse ondan eziyet gördüm; bu vefasız dünyada kimi gördümse vefasız gördüm.
2. Derdimi kime açıp derman istediysem, onu kendimden bin kat beter derde, belâya tutulmuş gördüm.
3. Kederli gönlümden kimse tasayı gidermedi; sefadan söz eden dostları ikiyüzlü gördüm.
4. Suyun eteğini tuttuysam akıp benden yüz çevirdi; aynadan doğruluk umduysam istediğimin tersini gördüm.
5. Umut yoluna ayak bastım, elime başı dönmüşlük geçti; dilek ipinin ucunu tuttum, elimde bir ejderha gördüm.
6. Felek bana kara bahtımın aynasını yüz kez gösterdi; ben bahtsız, ne zaman baktıysam kara gördüm.
7. Fuzûlî, dünya halkından yüz çevirsem ayıplama; çünkü kime yüz tuttumsa ondan yüz belâ gördüm.
Bu gazel, Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevîsinde Mecnûn'un dilinden söylenir ve 15. Bölüm: İbn Selâm ve Nevfel bölümünde yer alır (beyit 1485–1491). Mesnevînin tamamı için: Leylâ vü Mecnûn. Günümüz Türkçesi: leylailemecnun.net.
Sözlük
- vefâ
- bağlılık
- cefâ
- eziyet
- mübtelâ
- tutulmuş
- mükedder
- kederli
- def'-i gam
- tasayı giderme
- ehl-i riyâ
- ikiyüzlüler
- dâmen
- etek
- revân
- akan; hemen
- gözgü
- ayna
- sıdk
- doğruluk
- aks
- yansıma; ters
- müddeâ
- istek
- ser-rişte
- ipin ucu
- ejdehâ
- ejderha
- gerdûn
- felek
- bed-baht
- bahtsız
