Kıymetli Tuz
Babasını “tuz kadar” sevdiğini söyleyen küçük kız ölüme gönderilir; yıllar sonra babasına tuzun kıymetini bir ziyafet sofrasında öğretir.
İlk yayımlandığı eser: Anonim Türk masalı, "Kıymetli Tuz"; metin: Vikikaynak
Bu sayfada anonim Türk masallarından “Kıymetli Tuz” yer alıyor. Masal, Vikikaynak’taki anlatımına sadık kalınarak yazım hataları düzeltilmiş biçimde aktarılmıştır; kaynağı sayfanın sonunda.
Kıymetli Tuz
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Pire berber iken, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Tıngır elek, tıngır felek demişler, bu masalı şöyle anlatmışlar.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zamanda bir padişah ile bunun üç kızı varmış. Bir gün bu padişah kızlarını başına toplamış, “Beni ne kadar seversiniz?” demiş. En büyük kızı “Dünyalar kadar”, ortanca kızı “Kucak kadar”, küçük kızı da “Tuz kadar severim” demiş.
Padişah küçük kızın cevabına çok sinirlenmiş, “İnsan tuz kadar sevilir mi?” demiş, ardından küçük kızını cellada teslim etmiş. Cellat, kızı kesmek için dağa götürmüş. Kız cellada yalvarmış, “Sen de babasın, bana kıyma” demiş.
Cellat, kızın yalvarmalarına dayanamamış, onun yerine bir hayvan kesmiş, kızın gömleğini kesilen hayvanın kanına bulayıp padişaha getirmiş.
Küçük kız yollara düşmüş. Az gitmiş, uz gitmiş, bir köye ulaşmış. Orada köyün zenginlerinden birinin yanında hizmet etmiş, büyümüş, çok güzel bir kız olmuş. Güzelliği ilden ile, dilden dile yayılmış; kısmet bu ya, bir başka padişahın oğluyla evlenmiş.
Aradan bir hayli zaman geçmiş. Başından geçenleri kocasına anlatmış, “Babamları yemeğe çağıralım” demiş. Kocası da “Olur” demiş. Gereken hazırlıklar yapılmış, padişah babası ziyafete çağrılmış.
Kızın padişah babası söylenen günde hizmetkârlarıyla birlikte ziyafete gelmiş. Padişah ve beraberindekiler sofraya oturduğunda yemekler sırayla gelmeye başlamış. Padişah hangi yemeğe uzandıysa eli geri gitmiş, yemeklerin hiçbirini yiyememiş.
O sırada küçük kızı ayağa kalkmış. “Padişahım, duyduğuma göre sen küçük kızını, seni tuz kadar seviyorum dediği için öldürtmüşsün” demiş. Padişahın söz söylemesine fırsat vermeden “İşte o küçük kız benim” demiş ve “Bütün yemekleri tuzsuz yaptırdım ki kıymetimi anlayasın” sözlerini eklemiş.
Padişah yaptığından utanarak küçük kızının boynuna sarılmış, tuzun ne kadar kıymetli olduğunu anlamış. Ondan sonra yeni bir dönem başlamış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.
Masaldan çıkan ders
Masal, gösterişli sözlerle sade ama gerçek sevgi arasındaki farkı anlatır. “Dünyalar kadar” sözü büyük görünür; oysa tuz, yokluğunda hiçbir yemeğin tadı olmayan, hayatın vazgeçilmez parçasıdır. Küçük kız, babasına kıymetini sözle değil yaşatarak öğretir. Masal ayrıca öfkeyle verilen kararların insanı nasıl pişman edebileceğini de gösterir.
Masalın kaynağı
Masalın metni Vikikaynak’taki “Kıymetli Tuz” sayfasından alınmıştır (Vikikaynak bu metnin basılı kaynağını belirtmemektedir). “Tuz kadar sevmek” motifi, dünyanın pek çok yerinde anlatılan yaygın bir halk masalı konusudur.
Düşüncenizi yazın