Rubai 116: Sefa sür
Ömer Hayyam · Çeviri: leylailemecnun.net
Hayyam, şaraptan sarhoşsan, sefa sür;
Ay yüzlü biriyle oturuyorsan, sefa sür.
Madem dünyanın işinin sonu yokluktur,
Say ki yoksun; madem varsın, sefa sür.
Şiir hakkında
Hayyam'ın kendi adıyla kendine seslendiği ve Türkçede "sefa sür" nakaratıyla bilinen rubaisi. Farsçada birinci, ikinci ve dördüncü dizeler "hoş bâş" (hoş ol, keyfine bak, sefa sür) sözüyle biter; üçüncü dize, rubai biçimine uygun olarak bu düzenin dışında kalır ve asıl düşünceyi hazırlar. Son dize bir paradoksa dayanır: Dünyanın sonu yokluk olduğuna göre insan kendini şimdiden yok saymalıdır; böylece kaybedecek bir şeyi kalmaz ve var olduğu sürece hayatın tadını çıkarabilir. "Hestî" (varlık) ile "nîstî" (yokluk) karşıtlığı, Hayyam'ın en sık kullandığı karşıtlıklardandır.
Furûgî ve Ganî baskısında 116. rubai. Türkçesi ve okunuşu: leylailemecnun.net (Farsçadan). Öteki rubailer için: Ömer Hayyam Rubaileri.
Özgün metin
خیّام اگر ز باده مستی خوش باش
با ماه رخی اگر نشستی خوش باش
چون عاقبتِ کارِ جهان نیستی است
انگار که نیستی چو هستی خوش باش
Okunuşu
Hayyâm eger ez bâde mestî hoş bâş
Bâ mâh-ruhî eger nişestî hoş bâş
Çün âkıbet-i kâr-ı cihân nîstî'st
Engâr ki nîstî çü hestî hoş bâş
Sözlük
- bâde
- şarap
- mest
- sarhoş
- mâh-ruh
- ay yüzlü
- âkıbet
- son, sonuç
- cihân
- dünya
- nîstî
- yokluk
- hestî
- varlık
- engâr
- say ki, farz et
- hoş bâş
- hoş ol, keyfine bak, sefa sür
