Leylâ vü Mecnûn · Fuzûlî
Leylâ vü Mecnûn — 19. Bölüm: Zeyd’in Haberi ve Mecnûn’un Sitemi
Bu bölümde · Beyit 1801–1900
Vefalı dost Zeyd, Leylâ’nın İbn Selâm’la evlendiği haberini Mecnûn’a getirir. Kırgın Mecnûn, Leylâ’ya sitem dolu bir mektup yazar.
1801Gör cân ü tenümde ıztırâbum
Sor hâl-i dilüm eşit cevâbum
1802Men mektebe getdüğüm zamânlar
Hıfz-ı sebak etdüğüm zamânlar
1803Bir şahs mana görindi nâgâh
Oldum perî olduğından âgâh
1804Cinnîler içinde ol perî-zâd
Ülfet menüm ile kıldı bünyâd
1805Her lahza durur mana berâber
Der kim benî Âdem etme hem-ser
1806Yohsa kılurem deminde fânî
Bir darb ile hem seni hem anı
1807Çok mekr kılındı oldı tedbîr
Boynumdan alınmadı bu zencîr
1808Def‘ olmadı bu beliyye hergiz
Hem ata hem ana oldı âciz
1809Çün bulmadı kimse çâre-i kâr
Menden ata ana oldı bîzâr
1810Şeydâlığum oldı âleme fâş
Nefret kılur oldı yâr u yoldaş
1811Sen hem ki bizüm diyâra yetdün
Elbette bu kıssanı eşitdün
1812Hâlâ ki senünle düşdi bâzâr
Oldun dür-i akdüme hırîdar
1813Karşumda hem ol perî durupdur
Gayret kılıcına el urupdur
1814Terk et ki bu vasl bîm-i cândur
Hem özüne hem mana ziyândır
1815Bir niçe zaman tahammül eyle
Dermân iste tevekkül eyle
1816Ola ki müyesser ola maksûd
Senden açıla bu bâb-ı mesdûd
1817Kat‘ ola zebân-ı ta‘n-ı düşmen
Hem sen yetesen murâda hem men
1818Ol sâde-zamîr ona inandı
Cinnî haberin sahîh sandı
1819Vehm etdi ki olsa yâra vâsıl
Noksân ola ömr ü câha hâsıl
1820Cânâne yolında ömr ü câhı
Ol nâkısun oldı sedd-i râhı
1821Bir resm-i kadîmdür cihânda
Sûd isteyen istemek ziyân da
1822Cânân dileyen cefâya dözmek
Genc isteyen ejdehâya dözmek
1823Aşk ehli mahabbet etse izhâr
Evvel anı imtihân eder yâr
1824Ger görse anun cefâya sabrın
Kesrinün eder tamâm cebrin
1825V’er görmese cevre ihtimâlin
Salmaz ana sâye-i visâlin
1826Çün İbni Selâma bîm-i noksân
Ol vaslda rûzî etdi hicrân
1827Meyl etmedi mutlak ol nigâra
Hergiz ana kılmadı nezâre
1828Tedbîr-i ilâca durdı kâim
Derdine devâ sorardı dâim
1829Her handa görürdü ehl-i teshîr
Dîvânesine dilerdi zencîr
Bu Zeyd-i vefâ-dârun Mecnûna haber getürdüğidür ve İbn-i Selâm ile Leylînün peyvendi müjdesinin yetürdüğidür
1830Sâhib-haber-i efsâne-perdâz
Bu tarz ile kıldı kıssa âğâz
1831Kim var idi bir nedîm-i nâdir
Zeyd adlu vefâ-yı ahde kâdir
1832Meşhûr idi fazlı vü kemâli
Ma‘rûf idi hüsni vü cemâli
1833Olmışdı esîr bir nigâra
Büt zîblü Zeynep adlu yâra
1834Çekmişdi mahabbetün cefâsın
Görmişdi melâmetün belâsın
1835Ol âşık-ı müst-mend ü mahzûn
Eylerdi hemîşe meyl-i Mecnûn
1836Söylerdi ana kemâl-i aşkın
Üstâdına gösterürdi meşkın
1837Leylî ere getdüğinden ol zâr
Tahkîk ile oldı çün haberdâr
1838Mecnûna özin yetürdi fi’l-hâl
Reng-i ruh-i zerdi eşkden âl
1839Dolmış gözi peykeri bozılmış
Nutkında tekellümi dutılmış
1840Mecnûn dedi ey vefâlu yârum
Gam merhalesinde gam-güsârum
1841Âdetçe görinmez ihtilâtun
Her günkiye benzemez neşâtun
1842N’oldı sana beyle zâr olupsen
Bî-tâkat ü bî-karâr olupsen
1843Akrebde idi meğer bugün mâh
K’etdün bu yana azîmet-i râh
1844Handan bu küdûret oldı hâsıl
N’oldı sebeb-i melâmet-i dil
1845Zeyd ol has-i huşke urdı âteş
Sûz ile dedi ki ey belâ-keş
1846Dün ahter-i bahtun oldı tîre
Devrân sitem etdi sen fakîre
1847Yâr İbni Selâma rûzî oldı
Rûzî sana derd ü sûzî oldı
1848Yâr özgeye oldı şem‘-i mahfil
Kaldı sana tâb-ı âteş-i dil
1849Ağyâr ile yâr oldı Leylî
Var imdi sen andan ol tesellî
1850Zâyi‘ senün ol figân ü âhun
Sûz-i şeb ü âh-ı subh-gâhun
1851Mecnûn ki haberden oldı âgâh
Gerdûna yetürdi şu‘le-i âh
1852Vahşîler içinde ol giriftâr
Bir derd ile kıldı nâle-i zâr
1853K’efgâna getürdi mâr ü mûrı
Ağlatdı vuhûşı vü tuyûrı
1854Hâme kimi yaş töküp demâdem
Nâme kimi kâmetini kılup ham
1855Yazdı aluben eline hâme
Dildârına bir itâb-nâme
Bu Mecnûnun Leylîye nâme-i itâb-âmîzidür ve Peygâm-ı şikâyet-engîzidür
1856Dibâce-i nâme nâm-ı Ma‘bûd
Kayyûm ü Kadîm ü Hayy ü Mevcûd
1857Ol perde-keş-i hicâb-ı esrâr
Kim âlemi yohdan eyledi var
1858Gün gözgüsin eyleyen mücellâ
Dün turrasın eyleyen mutarrâ
1859Çün bir niçe hamd tohmın ekdi
Derd-i dilini beyâna çekdi
1860Kim bu mütehammil-i belâdan
Ser-geşte vü zâr ü mübtelâdan
1861Bir nâme ki mahz-ı derd ü gamdur
İzhâr-ı şikâyet-i sitemdür
1862Ol dilbere kim vefâsı yohdur
Âşıklarına cefâsı çohdur
1863Ey ahde vefâsı olmayan yâr
Ağyâruma gül olan mana hâr
1864N’oldı sana nakz-ı ahd kıldun
Sındurmağa ahdi cehd kıldun
1865Tenhâlığa mı getürmedün tâb
Kim eyledün ârzû-yı hem-hâb
1866Târ oldı mı olduğun nişîmen
Kim eyledün anda şem‘ rûşen
1867İncitdi mi derd-i dil mizâcun
Kim oldı tabîbe ihtiyâcun
1868Pejmürde mi oldı serv-i dil-cû
Kim cehd ile vermek istedün su
1869Bed-hâh mı etdi kasd-ı gül-zâr
Kim beyle urıldı rahneye hâr
1870Ne bîm ile hıfz-ı gevher etdün
Kim beste-i akd-i şevher etdün
1871Mûcib ne idi meni unutdun
Terküm kılup özge yâr dutdun
1872Her lahza olup güvâh-ı hâlüm
Hâk-i derüne sirişk-i âlüm
1873Mutlak güzer eylemez mi oldı
Menden haber eylemez mi oldı
1874Âyâ ne idi bu bî-vefâlığ
Bigâneler ile âşinâlığ
1875Çekdün yeni yârunı kenâra
Ruhsat mıdur imdi eski yâra
1876Menden idi mihmet ü melâlün
Hoş oldı ola anunla hâlün
1877Men ahd-i vefâya aldanurdum
Ahdünde vefâ ola sanurdım
1878Bilmezdüm ola zaîf râyun
Noksânı ola tamâm ayun
1879Güftârun ola menümle dâim
Gönlün ola özge ile kâim
1880Zâhirde menümle olasen yâr
Bâtında dutasen özge dildâr
1881Senden men olam cihânda bed-nâm
Bir nâm ü nişânı yoh ala kâm
1882Ma‘zûrsen ey nigâr ma‘zûr
Bu devr iledür zemâne meşhûr
1883Gül goncalığında hâr ilendür
Açılsa bir özge yâr ilendür
1884Aslında tiken çeker azâbın
Faslında hakîm alur gül-âbın
1885Ey ârzu-yi dil-i figârum
Kahrı çoh ü mihri az nigârum
1886Ey adı olan vefâda mezkûr
Cismümdeki cân gözümdeki nûr
1887Sevdâ-yı dimâğumun ilâcı
Bâzâr-ı cünûnumun revâcı
1888Sen mihr-cemâl ü meh-cebînsen
Gâyetde latîf ü nâzenînsen
1889Men hâr-mizâc ü hâk-hûyem
Bes tünd-zebân ü tîre-rûyem
1890Sen hâl diliyle eyleyüp âr
Dersen ki sana ne nisbetüm var
1891Men hem sana söylerem muvafık
Kim men sana sen mana ne lâyık
1892Men hod olubem hayâle kâni‘
Sen lâyıkun istesen ne mâni‘
1893Ammâ men ü senden özge çohdur
Kim sözleri bizden özge yohdur
1894Gördükde men eyleyen vefânı
Bildikde sen eyleyen cefânı
1895Âyâ kime bî-vefâ diyerler
Kimün işini hatâ deyerler
1896Yahşi midür eylemek yaman ad
Kim kılmaya kimse hayr ile yâd
1897Sen gerçi dutup hilâf-ı âdet
Bir özgeye bağladun irâdet
1898Çohdur sana men kimi ciğer-hûn
Her kime ki bahdun oldı mecnûn
1899Men kim keseyüm derin selâmı
Senden çekeyüm bu intikâmı
1900Dutmak dilerem senün kimi yâr
Ammâ aceb er senün kimi var
İçindekiler
- Dîbâce: Giriş Rubaileri
- 1. Bölüm: Hamd ve Münâcât
- 2. Bölüm: Tevhid ve Na’t
- 3. Bölüm: Mi’rac ve Peygamber Kasidesi
- 4. Bölüm: Padişaha Övgü ve Kitabın Yazılış Sebebi
- 5. Bölüm: Bey’e Övgü ve Kays’ın Doğumu
- 6. Bölüm: Mektep Günleri: Kays ile Leylâ
- 7. Bölüm: Annenin Azarı, Leylâ’nın Eve Kapanması
- 8. Bölüm: Ayrılık Gazelleri
- 9. Bölüm: Mecnûn’un Deliliği
- 10. Bölüm: Babanın Arayışı ve Annenin Öğüdü
- 11. Bölüm: Kız İsteme ve Kâbe Yolculuğu
- 12. Bölüm: Çöl Dostları: Dağ, Ceylan ve Güvercin
- 13. Bölüm: Leylâ’nın Geceleri: Mum, Pervane ve Ay
- 14. Bölüm: Seher Yeli, Gül Bahçesi ve Bulut
- 15. Bölüm: İbn Selâm ve Nevfel
- 16. Bölüm: Nevfel’in Savaşları
- 17. Bölüm: Zincirli Mecnûn
- 18. Bölüm: İbn Selâm’ın Umudu
- 19. Bölüm: Zeyd’in Haberi ve Mecnûn’un Sitemi
- 20. Bölüm: Mektuplaşma: İki Murabba
- 21. Bölüm: Babanın Son Öğüdü
- 22. Bölüm: Vedâ ve Babanın Ölümü
- 23. Bölüm: Mecnûn’un Olgunluğu ve Duası
- 24. Bölüm: Münâcât ve Leylâ’nın Gazeli
- 25. Bölüm: İbn Selâm’ın Ölümü
- 26. Bölüm: Leylâ ve Devesi
- 27. Bölüm: Kavuşma ve İstiğnâ
- 28. Bölüm: Leylâ’nın Takdiri
- 29. Bölüm: Leylâ’nın Ölümü
- 30. Bölüm: Mecnûn’un Ölümü
- 31. Bölüm: Hâtime: Âşıkların Kabri