Leylâ vü Mecnûn · Fuzûlî
Leylâ vü Mecnûn — 5. Bölüm: Bey’e Övgü ve Kays’ın Doğumu
Bu bölümde · Beyit 401–500
Bir beye yazılmış övgünün ardından asıl hikâye başlar: Arap kabilelerinden birinin ulu ve zengin reisi evlat hasretiyle yanar. Dualar kabul olur ve bir oğlu dünyaya gelir; adını Kays koyarlar. Fuzûlî bu kısmı "mihnet divanının dibacesi" diye adlandırır.
401Müşkil işe düşmişem meded kıl
Mey hırziyle belâmı red kıl
402Hall eyleye gör bu müşkilâtı
Kemm etme kulundan iltifâtı
403Bir gün ki mey-i Süheyl-te’sîr
Vermişdi mizâc-ı pâke tağyîr
404Hem-reng-i bahâr olup hazânum
Dönmişdi akîke za‘ferânum
405Cem‘ idi yanumda ittifâkî
Sâz ü meze vü şarâb ü sâkî
406Peyveste lebâleb ü peyâpey
Nûş eyler idüm kadeh kadeh mey
407Zevk üzre mey artururdı zevküm
Şevk üzre ziyâd olurdı şevküm
408Ol bezm idi âfiyet bahârı
Men bülbül-i zâr ü bî-karârı
409Bir hadde erişdi neş’e-i câm
Kim kalmadı ehl-i bezme ârâm
410Esrâr-ı dil oldı âşikârâ
Mesdûd oluben der-i müdârâ
411Olmışdı refîk u hem-zebânum
Ayîne-i tûti-i revânum
412Bir niçe zarîf-i hıtta-i Rûm
Rûmî ki dedük kaziyye ma‘lûm
413Ya‘nî ki kamu dekâyık ehli
Her mes’elede hakâyık ehli
414Hem ilm feninde nükte-dânlar
Hem söz revişinde dür-feşânlar
415Kim eyler idi dekâyık-i râz
Şeyhîden ü Ahmedîden âğâz
416Kim söyler idi öğüp kelâmı
Evsâf-ı Halîlî vü Nizâmî
417Bilmişler idi ki hüsn-i güftâr
Kadrüm kaderince mende hem var
418Çün var idi mestlikde lâfum
Kim anlana sıdkum ü hilâfum
419Men hasteni etdiler nişâne
Bir reng ile tîr-i imtihâna
420Lutf ile dediler ey sühan-senc
Fâş eyle cihâna bir nihân genc
421Leylî Mecnûn Acemde çohdur
Etrâkde ol fesâne yohdur
422Takrîre getür bu dâstânı
Kıl tâze bu eski bûstânı
423Bildüm bu kaziyye imtihândur
Zîrâ ki bu bir belâ-yı cândur
424Sevdâsı dırâz ü bahrı kûtâh
Mazmûnı figân ü nâle vü âh
425Bir bezm-i musîbet ü belâdur
Kim evveli gam sonı fenâdur
426Ne bâdesine neşâtdan reng
Ne nağmesine ferahdan âheng
427İdrâke verür hayâli âzâr
Efkârı eder melâli efgâr
428Olsaydı teveccühi münâsib
Tevcîhine çoh olurdı râğıb
429Olsaydı tasarrufında râhat
Çoh kâmil ana kılurdı rağbet
430Bi’llâh ki ne hoş demiş Nizâmî
Bu bâbda hatm edüp kelâmı
431Esbâb-ı sühan neşât u nâzest
Z’in her dü sühan behâne-sâzest
432Meydân-ı sühan ferâh bâyed
Tâ tab‘ süvariî nümâyed
433Der-germî-i rîk u sahtî-i kûh
Tâ çend sühan reved be-enbûh
434Bir iş ki kılur şikâyet üstâd
Şâgirde olur rücûı bî-dâd
435Gerçi bilürem bu bir sitemdür
Teklîfi munun gam üzre gamdur
436Ammâ niçe etmek olur ikrâh
Bir vâkıadur ki düşdi nâgâh
437Yeğdür yine özrden şürûum
Bu işde tevekküle rücûum
438Ey tâb‘-ı latîf ü akl-ı vâlâ
İdrâk-i bülend ü nutk-ı gûyâ
439Düşdi seferüm diyâr-ı derde
Kimdür mana yâr bu seferde
440Her kimde ki vardur istitâat
Derd ü gam ü mihnete kanâat
441Oldur bu müsâferetde yârum
Zevk ehline yohdur i‘tibârum
442Merkeb gerek olsa azm-i râha
Besdür bize hâme vü siyâhe
443V’er tûşe-i râh olursa matlûb
Mazmûn-ı hoş u ibâret-i hûb
444Azm eyleyelüm teallül etmen
Menzil keselüm tegâfül etmen
445Ey baht vefâsuz olma sen hem
Hem-râhlığ et bizümle bir dem
Bu saâdetlü Beg hazretlerinün medhidür
446Ey hâme-i ser-keş ü sebük-hîz
Vakt oldı ki olasen güher-rîz
447Men âcizem ü bu emr müşkil
İmdâd demidür olma gâfil
448Âsâr-ı mürüvvet eyle izhâr
Tez depren eğer mürüvvetün var
449Sen kıl hüneri men eyleyem ad
Sen çek elemi men olayum şâd
450Çün nahl-i hadîka-i hünersen
Miftâh-ı hizâne-i gühersen
451Cehd eyle çıhar cevâhir-i pâk
Fikr etme ki yohdur ehl-i idrâk
452Deme ki bulup kesâdı bâzâr
Bulmaz bu metâımuz hırîdâr
453Yetmez mi sana emîr-i kâmil
Serdâr-ı zemâne Veys-i âdil
454Ol bahr-i atâ vü kân-ı eltâf
Kim şânına geldi adl ü insâf
455Serdâr-ı muazzam ü mükerrem
Cânâne-i mülk ü cân-ı âlem
456Zâtında anun hemîşe mevcûd
Adl ü edeb ü şecâat ü cûd
457Adlinden eğer terâne-i çeng
Fâş eylese bezmde bir âheng
458Yel şem‘e dahî taarruz etmez
Pervâneye şem‘ zulmi yetmez
459Hüsn-i edeb ile eyle mu‘tâd
Kim nûrı yanında kılsalar yâd
460Ol söz dilemez ki ola tekrâr
Tâ yetmeye sâyesine âzâr
461Üslûb-ı şecâat içre mâhir
Hurşîd-sıfat cihânda zâhir
462Hem hâs anı söylemekde hem âm
Hem Rûm dolu adı ile hem Şâm
463Ger cûdına kimse olsa tâlib
Mümkin ola kahrı lutfa gâlib
464Ya‘ni mana öğredüp sahâvet
Bir hâceti istemek ne hâcet
465Olmış ana hâne-i emâret
Bu dört binâ ile imâret
466Ey dûst-nevâz ü düşmen-endâz
Şâhin-reviş ü bülend-pervâz
467Düzdüm sana turfe âşiyâne
Ya‘ni ebedî neşât-hâne
468Ma‘mûr edübem binâ-yi âlî
Cennet sıfatı İrem misâli
469Tâ rûz-i ebed munı makâm et
Bî-dağdağa işret-i müdâm et
470Bi’llâh ki değül yaman eser bu
Ger ad ise müddeâ yeter bu
471Men kim sana olmışam senâ-hân
Sultan Veyis’e niçük ki Selmân
472Budur garazum ki câvidânî
Adun duta arsa-i cihânı
473Tâ bâkî ola bu sebz gülşen
Hem men olam ehl-i zikr hem sen
Bu tuğrâ-yı misâl-i mahabbetdür ve Dîbâce-i dîvân-ı mihnetdür
474Dihkân-ı hadîka-i hikâyet
Sarrâf-ı cevâhir-i rivâyet
475Ma‘nî çemenine gül tikende
Söz riştesine güher çekende
476Kılmış bu revişde nükte-dânlığ
Gül-rîzliğ ü güher-feşânlığ
477Kim hayl-i Arabda bir cevân-merd
Cem‘iyyet-i izz ü câh ile ferd
478Müstecmi‘-i cümle-i fezâil
Bulmışdı riyâset-i kabâil
479Emrine Arab mutî‘ ü münkâd
Geh Basra makâmı gâh Bağdâd
480Bir buk‘ada olmayup karârı
Gezmekde geçerdi rüzgârı
481Her lahza ururdı ol yegâne
Ser-çeşmelere siyâh hâne
482Seyr eyler idi sürüp tena‘‘um
Gözler üzere misâl-i merdüm
483Evzâ‘-ı hıyâm-ı müşg-fâmı
Halka şeb-i Kadr tek girâmî
484Her menzile kim güzâr ederdi
Sahrânı benefşe-zâr ederdi
485Gül-zârlar içre lâle çağı
Benzerdi evine lâle dâğı
486Emvâli cemî‘-i cinsden çoh
Ammâ bu cihânda vârisi yoh
487Ger kılsa anı telef havâdis
Yoh bir halefi ki ola vâris
488Ferzendsüz âdemî telefdür
Bâkî eden âdemi halefdür
489Nesl ile olur bekâ-yı insân
Nazm-ı beşer ü nizâm-ı devrân
490Cân cevherine bedeldür evlâd
Evlâd koyan koyar hemîn âd
491Hoş ol ki halefden ola hoş-dil
Dünyâda bir oğlı ola kâbil
492Pîrâyesi ola dest-gâha
Sermâyesi ola izz ü câha
493Ah er ola bir sefîh ü ser-keş
Etvârı kerîh ü hulkı nâ-hoş
494Teşnî‘ ohına olup nişâne
Bîzâr ola andan ata ane
495El kıssa ol efdal-i kabâil
Ol pîr-i hamîdetü’l-hasâil
496Ferzende olup hemîşe tâlib
Tahsîl-i bekâ-yı nesle râgıb
497Çoh mâh-likâ sanemler aldı
Çoh turfe zemîne tohm saldı
498Çoh nezrler etdi her mezâra
Çoh kıldı niyâz Kirdgâra
499Te’sîr kılup figân ü âhı
Avn etdi inâyet-i İlâhî
500Bir gece açıldı bâb-ı rahmet
Buldı eser-i duâ icâbet
İçindekiler
- Dîbâce: Giriş Rubaileri
- 1. Bölüm: Hamd ve Münâcât
- 2. Bölüm: Tevhid ve Na’t
- 3. Bölüm: Mi’rac ve Peygamber Kasidesi
- 4. Bölüm: Padişaha Övgü ve Kitabın Yazılış Sebebi
- 5. Bölüm: Bey’e Övgü ve Kays’ın Doğumu
- 6. Bölüm: Mektep Günleri: Kays ile Leylâ
- 7. Bölüm: Annenin Azarı, Leylâ’nın Eve Kapanması
- 8. Bölüm: Ayrılık Gazelleri
- 9. Bölüm: Mecnûn’un Deliliği
- 10. Bölüm: Babanın Arayışı ve Annenin Öğüdü
- 11. Bölüm: Kız İsteme ve Kâbe Yolculuğu
- 12. Bölüm: Çöl Dostları: Dağ, Ceylan ve Güvercin
- 13. Bölüm: Leylâ’nın Geceleri: Mum, Pervane ve Ay
- 14. Bölüm: Seher Yeli, Gül Bahçesi ve Bulut
- 15. Bölüm: İbn Selâm ve Nevfel
- 16. Bölüm: Nevfel’in Savaşları
- 17. Bölüm: Zincirli Mecnûn
- 18. Bölüm: İbn Selâm’ın Umudu
- 19. Bölüm: Zeyd’in Haberi ve Mecnûn’un Sitemi
- 20. Bölüm: Mektuplaşma: İki Murabba
- 21. Bölüm: Babanın Son Öğüdü
- 22. Bölüm: Vedâ ve Babanın Ölümü
- 23. Bölüm: Mecnûn’un Olgunluğu ve Duası
- 24. Bölüm: Münâcât ve Leylâ’nın Gazeli
- 25. Bölüm: İbn Selâm’ın Ölümü
- 26. Bölüm: Leylâ ve Devesi
- 27. Bölüm: Kavuşma ve İstiğnâ
- 28. Bölüm: Leylâ’nın Takdiri
- 29. Bölüm: Leylâ’nın Ölümü
- 30. Bölüm: Mecnûn’un Ölümü
- 31. Bölüm: Hâtime: Âşıkların Kabri