Rubai 68: Toprak doymazDönen feleğe hiç kimse üstün gelemedi; Toprak da insanları yemekle doymadı.Ömer Hayyam
Rubai 67: Can göçmeye niyet ettiZamanın elinden belim büküldü, kat kat oldu; Elimden gelen her iş kötü oluyor.Ömer Hayyam
Rubai 66: Ömür kervanıBu ömür kervanı ne tuhaf geçip gidiyor; Neşeyle geçen bir anın değerini bil.Ömer Hayyam
Rubai 65: Biçilip yeniden biten ot değilsinMutluluk yolunda koşan bu akıl, Günde yüz kez sana kendisi söyler:Ömer Hayyam
Rubai 61: Damla sedefte inci olurİnsan, sıkıntı çeke çeke özgürleşir; Damla, sedefin hapsine katlanınca inci olur.Ömer Hayyam
Rubai 59: Yıldızlar da başı dönenlerdirBu sarayın sakinleri olan gök cisimleri, Akıllıların şaşkınlığına sebeptir.Ömer Hayyam
Rubai 58: Ömrümüzün ölçeğiBirini getirir, ötekini kapıp götürürler; Sırrı hiç kimseye açmazlar.Ömer Hayyam
Rubai 57: Toprağın kutusuYeri, feleği ve gökleri kuran, Kederli gönüllere nice yara bastı.Ömer Hayyam
Rubai 56: Gittiler, gideceğizEskiyip gidenler de bu yeniler de, Herkes kendi muradınca bir tur koşar.Ömer Hayyam
Rubai 55: Her şey önceden düzülmüşOnu sebepler ovasına sürüp koşturdular, Ama bütün işleri ona sormadan bitirip düzdüler.Ömer Hayyam
Rubai 54: Bir masal anlatıp uyudularBilgiyi ve edebi kuşatan o büyükler, Erdemler meclisinde dostlarına mum oldular.Ömer Hayyam
Rubai 53: Bağdat ya da BelhÖmür sona erince tatlı ya da acı ne fark eder? Kadeh dolunca Bağdat'ta ya da Belh'te ne fark eder?Ömer Hayyam
Rubai 52: Bir rindin seher iniltisiBir yudum şarap Kâvus'un mülkünden iyidir; Kubad'ın tahtından ve Tus'un ülkesinden iyidir.Ömer Hayyam
Rubai 51: Dere kenarındaki yeşillikBir dere kenarında biten her yeşillik, Sanki melek huylu birinin dudağından bitmiştir.Ömer Hayyam
Rubai 50: Her zerre bir taçtıYeryüzü toprağındaki her zerre, Senden ve benden önce bir taç, bir yüzük taşıydı.Ömer Hayyam
Rubai 48: Feleği suçlamaİnsanın yaradılışındaki iyilik ve kötülük, Kaderde yazılı sevinç ve keder içinÖmer Hayyam
Rubai 47: Hayat budurİç, çünkü sonsuz ömür işte budur; Gençlik çağından eline geçen de budur.Ömer Hayyam
Rubai 46: Billur kadehŞarap erimiş bir yakuttur, sürahi onun madeni; Kadeh bir bedendir, şarabı da canı.Ömer Hayyam
Rubai 45: Dünya gelininin mehriŞarap içmek ve sevinçli olmak benim yolumdur; İnançsızlıktan da inançtan da azade olmak benim dinimdir.Ömer Hayyam
Rubai 44: Ay ışığı gecenin eteğini yırttıAy ışığı nuruyla gecenin eteğini yırttı; İç, bundan güzel bir an bulunmaz.Ömer Hayyam
Rubai 43: Bana peşin, sana veresiyeHiç bilmiyorum, beni yaratan Cennet ehlinden mi kıldı, çirkin cehennemden mi?Ömer Hayyam
Rubai 42: Cennet avuç içi gibi kalırBana derler ki sarhoş cehennemlik olur; Bu yanlış bir sözdür, gönül ona bağlanamaz.Ömer Hayyam
Rubai 40: Beden çadırıTalihinin kökünden bir ölümsüzlük dalı bitmiş olsa da, Ömür bedenine dar biçilmiş bir giysi gibi otursa da,Ömer Hayyam
Rubai 39: Gül mevsiminde dere kenarıGül mevsimi, dere kenarı, ekin kıyısı; Bir iki üç dost ve huri yaratılışlı bir güzel...Ömer Hayyam