Rubai 178: Tîr ayının gelişi, Dey ayının gidişiSabah şarabı vaktidir, ey uğurlu adımlı güzel; Bir ezgi tuttur ve şarabı getir.Ömer Hayyam
Rubai 177: Hey çömlekçi, dur!Hey çömlekçi, aklın başındaysa dur! Ne zamana dek insan çamurunu hor kullanacaksın?Ömer Hayyam
Rubai 176: Felekte adalet olsaydıFeleğin işleri adaletle tartılmış olsaydı, Feleğin bütün hâlleri beğenilir olurdu.Ömer Hayyam
Rubai 175: Bir ekmek, bir bahçe köşesiElime buğdayın özünden bir ekmek, İki batman şarap ve bir koyun budu geçerse,Ömer Hayyam
Rubai 173: Bir kadeh sen iç, bir kadeh bana verHiçbir zararı olmayan o şarap testisinden Bir kadeh doldur, iç, bana da bir tane ver;Ömer Hayyam
Rubai 172: Feleğin itirafıFelek, gönlümün kulağına gizlice dedi ki: "Kaderin verdiği hükmü benden mi biliyorsun?Ömer Hayyam
Rubai 171: Padişahın kafası, dilencinin eliBir çömlekçinin işliğine gitmeye niyet ettim; Çarkın başında ustayı ayakta gördüm.Ömer Hayyam
Rubai 170: Yarınına dün karar verdilerHoş ol; çünkü senin sevdanı dün pişirdiler; Senin dileklerinle dün işlerini bitirdiler.Ömer Hayyam
Rubai 168: Hepimiz toprağız, ey sakiNe zamana dek beşin ve dördün sözü, ey saki? Müşkül ister bir olsun ister yüz bin, ey saki.Ömer Hayyam
Rubai 167: Gidenlerden haberBir meyhanecinin evinde bir ihtiyar gördüm; "Gidenlerden bir haber vermez misin?" dedim.Ömer Hayyam
Rubai 166: Yüz kez kadeh, yüz kez testiKadehi ve testiyi al, ey gönül okşayan; Ekin tarlasında, dere kıyısında rahat otur.Ömer Hayyam
Rubai 165: Varlık zindanıUmut dalında bir meyve bulabilseydim, Kendi ipliğimin ucunu da bulurdum.Ömer Hayyam
Rubai 163: Keşke yeniden bitme umudu olsaydıKeşke dinlenecek bir yer olsaydı, Ya da bu uzak yolun bir sonu olsaydı.Ömer Hayyam
Rubai 162: Bıyığından, sakalından uzaktırEy dost, benden gerçek bir söz dinle: Kırmızı şarapla ve gümüş tenli bir güzelle ol.Ömer Hayyam
Rubai 161: Burada bir cennet kurEy gönül, sen bu bilmecenin sırlarına ulaşamazsın; Bilge zekilerin inceliklerine de ulaşamazsın.Ömer Hayyam
Rubai 160: Gittin mi, gittinEy dört unsurun ve yedi göğün ürünü olan, Yediyle dördün elinde hep yanıp duran!Ömer Hayyam
Rubai 159: Şahtım, testi oldumBir gün bir çömlekçiden bir testi aldım; O testi her türlü sırdan söz etti:Ömer Hayyam
Rubai 158: Dertlerin panzehiriBaharın gelişiyle ve kışın gidişiyle Varlığımızın yaprakları dürülüp gidiyor.Ömer Hayyam
Rubai 157: Gerisi bedavaya değmezDünyadan yiyeceğin ya da giyeceğin kadarını Elde etmeye çalışırsan, mazursun.Ömer Hayyam
Rubai 156: Feridun’un tahtından iyidirBir yudum eski şarap, yeni bir ülkeden iyidir; Şarap olmayan her şeyden uzaklaşmak iyidir.Ömer Hayyam
Rubai 155: Bu nefesi geri verebilecek miyim?Ne zamana dek "var mı, yok mu" diye tasalanacağım? Bu ömrü gönül hoşluğuyla geçirecek miyim, geçirmeyecek miyim?Ömer Hayyam
Rubai 154: Gülün gölgesindeBak, saba rüzgârından gülün eteği yırtılmış; Bülbül gülün güzelliğiyle neşeye boğulmuş.Ömer Hayyam
Rubai 153: Aydan balığa kadarŞaraptan başka her şeyden el çekmek iyidir; Şarap da otağdaki güzellerin elinden iyidir.Ömer Hayyam