Rubai 126: Testi olmadan önceNe zamana dek gündelik aklın tutsağı olacağız? Dünyada ister yüz yıl yaşayalım ister bir gün, fark etmez.Ömer Hayyam
Rubai 125: Yokluk ovasıToprak döşeğinde yatanları görüyorum; Yerin altında gizlenmiş olanları görüyorum.Ömer Hayyam
Rubai 124: İşgüzar akılKalkayım da saf şaraba niyet edeyim; Yüzümün rengini hünnap rengine boyayayım.Ömer Hayyam
Rubai 123: Bir yudum su içecek kadarKalk uykudan da bir şarap içelim, Zamandan bir sille yemeden önce.Ömer Hayyam
Rubai 120: Gülün gömleğiGül harmanından daha taze, servi boylu biriyle Elinden bırakma şarap kadehini ve gülün eteğini;Ömer Hayyam
Rubai 118: Billur taşa çarpmadan önceZamanın günleri, günlerin derdine düşüp Gönlü daralmış oturan kişiden utanır.Ömer Hayyam
Rubai 115: Zamanın çömlekçisiÖyle bir kadeh ki akıl ona "Aferin!" der, Sevgiyle alnına yüz öpücük kondurur.Ömer Hayyam
Rubai 113: Yavaş yavaş iç, çengi çalSeher vaktidir, kalk ey nazın kaynağı; Yavaş yavaş şarap iç, çengi çal.Ömer Hayyam
Rubai 112: Toprak eleyen çocukEy akıllı ihtiyar, biraz erken kalk; Şu toprak eleyen çocuğa dikkatle bak.Ömer Hayyam
Rubai 111: Geri dönen kim?Bu uzun yolun bütün yolcuları arasında Geri dönen kim var ki bize sırrı söylesin?Ömer Hayyam
Rubai 110: Ödünç verilmiş anSeher vaktidir, kalk ey eşsiz saki, Billur kadehi kırmızı şarapla doldur.Ömer Hayyam
Rubai 109: Az iç, ara sıra içŞarap içeceksen akıllılarla iç, Ya da lale yanaklı, güler yüzlü bir güzelle iç.Ömer Hayyam
Rubai 108: Ateş gibi yakar, su gibi iyileştirirO şaraptan iç ki sonsuz hayattır; Gençlik zevkinin sermayesidir, iç.Ömer Hayyam
Rubai 106: Sıra sana gelinceDibi görünmeyen göğün dairesinde, Herkese sırayla tattırılan bir kadeh vardır.Ömer Hayyam
Rubai 105: Küpün ağzındaki kerpiçKüpün ağzındaki kerpiç, Cem'in ülkesinden daha güzeldir; Kadehin kokusu, Meryem'in rızkından daha güzeldir.Ömer Hayyam
Rubai 103: Çiy gibi bir geceEy gönül, dünyanın bütün nimetlerini dilediğini say; Neşe bahçeni yeşilliklerle süslenmiş say.Ömer Hayyam
Rubai 102: Olanın ve olmayanın tasasıEy gönül, bu yıpranmış dünyanın tasasını yeme; Sen boş bir şey değilsin, boş tasalar yeme.Ömer Hayyam
Rubai 101: Gelmemiş olanlar bilseydiGamdan başka bir şey artırmayan felekler, Birini almadan ötekini yerine koymazlar.Ömer Hayyam
Rubai 100: Tedbiri seninle almadılarEy dost, olacak şey için ne diye tasalanıyorsun? Boş düşüncelerle gönlün ve canın yaralı.Ömer Hayyam
Rubai 99: Rüzgâr geçer, şarap getirO yakutu yalın bir billur kadehte getir; Her özgür ruhun sırdaşını ve dostunu getir.Ömer Hayyam
Rubai 96: Bir yudum, Çin ülkesine değerBir kadeh şarap yüz gönle, yüz dine değer; Bir yudum şarap Çin ülkesine değer.Ömer Hayyam
Rubai 95: Dostlar iki kadeh önce sarhoş olduUyumlu dostların hepsi elden gitti; Ecelin ayağı altında birer birer düştüler.Ömer Hayyam
Rubai 94: Dostunla ye, düşmana kalmasınUmut tanesi de harmanda kalır, Bağ da saray da sensiz ve bensiz kalır.Ömer Hayyam